28 Eylül 2007 Cuma

42. ŞURA

11/O’dur gökleri ve yeri yoktan var eden. O, nasıl ki hayvanlar arasında eşler bulunmasını irade etmişse, size de kendi cinsinizden1 eşler vermiştir ve sizi böylece çoğaltıp durmaktadır. Ama, hiçbir şey O’na benzemez ve yalnız O’dur her şeyi işiten, her şeyi gören.2

1Bkz. 16:72, not 81.
2 İlahi irade eseri olan cinsiyete ve tabiattaki canlıların –insan ve hayvanların- tümünde aşikar olan çokluk ve iki kutupluluğa işaret eden önceki ifadenin amacı, Allah’ın birliğine ve mutlak eşsizliğine ilişkin yukarıdaki ifadeyi vurgulamaktır. “Hiçbir şey O’na benzemez” ifadesi, O’nun mevcut olan veya olabilecek her şeyden, yahut insanların düşünebileceği, hayal edebileceği veya tanımlayabileceği şeylerden köklü bir “farklılık” –yalnız sıfatlardaki farklılık değil- taşıdığına işaret eder (Bkz. 6:100, not 88.) ve “hiçbir şey O’na denk tutulamaz” (112:4) olduğundan, O’nun, başka her şeyden “nasıl bir farklılık” gösterdiği bile beşeri düşünce kategorilerini aşan bir konudur.

Hiç yorum yok: