17 Nisan 2007 Salı

16. NAHL

98/ İmdi, Kur’an okuyacağın zaman, hemen o kovulmuş şeytana karşı Allah’a sığın!1


1Bu pasaj, 98. ayetten başlayarak 105. ayeti de kapsamakta ve yukarıda 90. ayette geçen kapsamlı ahlaki talimatla ve buna bağlı olarak 89. ayetteki Kur’anın amacının, her şeyi açıklamak, Allah’a yürekten boyun eğenlere bir doğru yol bilgisi, bir rahmet (zihin ve ruh aydınlığı) ve bir müjde sağlamak olduğunu dile getiren ifadeyle açık bir bağlantı kurmaktadır. Sözü geçen son ifade, Kur’anın, Allah’ın öngördüğü manevi/ahlaki değerlerin nihai kaynağı; ve dolayısıyla, iyinin ve kötünün ne olduğunu ortaya koyan değişmez bir ölçü olduğunu ima etmektedir. Ne var ki insan, yapısı gereği her zaman, vahiy yoluyla ortaya konan manevi/ahlaki ölçülerin gerçek değerini sorgulama, ya da onlara şüpheyle yaklaşma eğilimindedir. Bunun içindir ki, yukarıdaki ayetle inanan kişiye, ilahi kelamı okuyacağı yahut onun üzerinde düşüneceği zaman, Kur’anın “kovulmuş Şeytan” olarak isimlendirdiği varlığın –yani, insanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu ahlaki ilke ve endişelerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve saikin- ayartmalarına, fısıltılarına karşı Allah’ın manevi desteğine başvurması öğütleniyor.




Rabbimizin bu emri ya da tavsiyeyi bize iletirken -Esed’in notundaki tespitinden ayrı olarak- amaçladığı ne olabilir?

Hiç yorum yok: