69/ Ve işte böyle; Biz bu Peygambere, şiir yeteneği bahşetmedik; zaten şiir, bu mesaja uygun düşmezdi.1 O, yalnızca bir uyarı ve öğüttür! Ve o, özünde apaçık olan ve gerçeği dosdoğru gösteren 2 bir ilahi hitabedir
1Bu pasaj, surenin ilk ayetlerinde değinilen konuyu, yani Kur’anın vahyi konusunu ele almaya devam etmektedir. 26:224’de olduğu gibi burada da, Muhammed(s)’in düşmanlarının, gerek yaşadığı dönemde gerekse sonraki dönemlerde, o’nun ilahi vahiy olarak sunduğu şeyin gerçekte kendi şiirsel hayal gücünün bir ürünü olduğu şeklindeki iddialara değinilmektedir. Burada şiir ile -özellikle Arap şiiri- Kur’anda somutlaşan ilahi vahiy arasındaki temel farklılığa dikkat çekmek suretiyle bu iddia reddedilmektedir. Şiirde anlam, dilin müzikalitesi ve ritmi karşısında genelde ikinci derecede kalırken, Kur’anda tam tersi geçerlidir. Çünkü Kur’anda kelimelerin seçimi, sesleri ve cümle içindeki konumları –ve dolayısıyla melodisi ve ritmi- daima kasdedilen anlamın destekleyicisi niteliğindedir. (Karş. ayrıca, 26:225 ve ilgili not 100)
2Mubin sıfatının bu bileşik karşılığı için sure 12, not 2’ye bakınız. Yukarıdaki ifade, lafzen, “bir uyarı ve öğüt ve ...(ilahi) bir hitabe” şeklinde çevrildiğinde burada kullanılan ve bağlacı, 15:1’de olduğu gibi, Kur’anın ilahi vahiy sürecinin bir unsuru olduğuna işaret eder.
2Mubin sıfatının bu bileşik karşılığı için sure 12, not 2’ye bakınız. Yukarıdaki ifade, lafzen, “bir uyarı ve öğüt ve ...(ilahi) bir hitabe” şeklinde çevrildiğinde burada kullanılan ve bağlacı, 15:1’de olduğu gibi, Kur’anın ilahi vahiy sürecinin bir unsuru olduğuna işaret eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder